Cevaplar Yerine Soruların Peşinden Koşmak

Bu sene Singularity Üniversitesi’ndeki seminerlerimizin birinde doğru cevabı vermektense doğru soruları sormanın ne kadar önemli olduğu üzerine bir tartışma oldu. Cevaplar üzerine düşünme alışkanlığım vardı ama sorular üzerine düşünmek yeni idi.  Soruları aramak artık yeni oyunum olmuştu.

Önce karşıma  Rainer Maria Rilke’nin “Genç Bir Şaire Mektuplar”’ından bu sözü çıktı:

…Elimden geldigince yalvarıyorum size beyefendi, lütfen kalbinizde henüz çözümlenmemiş olan şeylere karşı sabırla yaklaşın ve soruların kendilerini de sanki kilitli odalar veya size çok yabancı bir dilde yazılmış kitaplar gibi sevin. Cevapları aramayın –ki onlar size şimdi verilemez, çünkü onları yaşayamazsınız. Ve mesele de herşeyi yaşamak. Şimdi soruları yaşayın. Belki sonra, uzak gelecekte birgün, yavaş yavaş, siz farketmeden, cevapları da yaşamaya başlayacaksınız.”

Rainer Maria Rilke, 1903
in Genç Bir Şaire Mektuplar

(Türkçe çeviri: Emre Girgin)

“Soruları yaşamak” ve “sorular aramak” vurgusu özellikle NASA kampüsünde geçirdiğim günlerde uygulamak için bahaneler aradığım bir oyun idi benim için. Bugün de sınıf arkadaşım Remco Bloemen buna çok benzeyen soruların önemi üzerine çok beğendiğim aşağıda başlangıç kısmını gördüğünüz karikatürü paylaşınca bunun üzerine kısa da olsa bir iki satır yazmam şart oldu.

Özellikle hakikati aramanın yaşam biçimleri olduğunu düşündüğüm bilim insanları, gazeteciler ve sanatçılar ve ekonomide hakikate en yakın bulduğum girişimciler için paylaşıyorum. Sorularımıza iyi sahip çıkalım.

Mused-park-01

Karikatürün devamı burada: http://kiriakakis.net/comics/mused/a-day-at-the-park

 

Category : Blog TR, Genel
Tags :